Coğrafi İsim

Emler (Engin tepe)

Zirve Yüksekliği

3723 m

Zorluk derecesi (UIAA)

I

Etkinlik Tarihi

05/02/2016

Etkinlik İçin Gereken Süre

< 24 saat

Tırmanılan Mevsim

kış

Yapılan Aktivite

zirve tırmanışı

Kosavadan gelen dağcı arkadaşlarımız için hızlı gelişen bu etkinliği yaptık.zamanları kısıtlı ve hava durumu kötüye gidiyordu.hemen hızlı bir planlama yaparak perşembe gecesi arkadaşları Nevşehir den alarak çukurbağ köyüne doğru yola çıktık.arkadaşlar bir gün önce hasan dağı zirve yaparak peri bacalarını gezmişlerdi.hava şartları elverirse Emler zirve yaparak Erciyes zirve için devam edecektik.Aladağları ilk görecekti arkadaşlar.hava durumu ve planı konuştuğumuzda en azından denemiş oluruz fikri ile yola çıktık.köyden traktörle biraz yol aldıktan sonra tırmanışa traktörün bıraktığı yerden başladığımızda saat 01 30 olmuştu.sakartaşı hedefleyerek sırttan yürüyüşe devam ettik.ay ışığı yok hava karanlık ve rüzgar vardı.2 saat kadar yürüyerek sakartaş mevkide kapıya doğru alçalarak karayalak vadiye indiğimizde saat 03 30 olmuştu.rüzgar hızını artırmaya başladı.kar toz kar denilen ve batak durumda olan dağcıların hiç istemediği bir seviyede idi.kapıya doğru yaklaştıkça vadiyi dolduran kardan ve rüzgarın karı savurmasından kapıyı zor bulduk.kapıyı zor bir şekilde çıktığımızda gün yeni aydınlanmaya başlamıştı.biraz yükselerek vadi içeresinde rüzgarın az olduğu bir yerde bir şeyler yiyerek sularımızı içebildik.şartlar hafifleşmediği gibi giderek ağırlaşıyordu.kızıltoprak civarına geldiğimizde çığ altında kalan dağcıların anıt mezarını ziyaret ederek kızıltoprak patikasından yolumuza aşırı rüzgar altında devam ettik.kar yağışı yoktu ama rüzgar karları gözümüze sokuyordu adeta.kızıltoprak üstünde aşırı kar yoktu.yer yer kayalık alanlar görünüyordu.çelikbuydurana doğru yükselirken ayakta durmakta zorlanıyorduk.rüzgarın hızı 90-100 km belki daha fazlaydı.hava sitelerinde 40 km gibi görünüyordu.zaman zaman uçmamak için kazmaları saplayıp oturmak zorunda kalıyorduk.bizi böyle uçuran rüzgar bir hayli şiddetli sayılırdı.bu şekilde adeta emekleyerek çelikbuydurana çıktık.ama zirve çok zor görünüyordu.arkadaşlara durumu özetledik.ama onlar ilk defa Aladağlara gelmiş olmalarından dolayı zirveyi zorlamak istediler.çelikbuydurana çıkıp biraz yükseldikten sonra zirveye 150 m kala onlarda zirve olmayacağını anlayınca dönüşe geçtik.saat 12 gibiydi.saate bakma fırsatımız pek mümkün olmuyordu.inişte rüzgarın hızı azalmamıştı.dönüşte de ayakta kalmak için bir hayli mücadele ettik.zor bela anıt mezarın yanına vadileri takip ederek vardık.ayak izlerimiz anında kayboluyordu.gittiğimiz yolu zor takip edebiliyorduk.kapıya doğru alçaldığımızda inşimiz dahada zorlaştı.dik geçişlerde rüzgarla savrulmamak için çok çaba sarf ettik.yarım kadar bir sürede ancak kapıyı inebildik.2 adım atarak kazmaları saplayıp siper alıyorduk.durum böyleydi.kapıyı inince bir hayli rahatlamıştık.bundan sonra batak karla mücadele ederek karayalak vadisinden sokulupınara doğru yolumuza devam ettik.sokulupınar üstündeki kampta itüdak dağcılarından gençler kalabalık bir toplulukla kış eğitimi yapıyorlardı.bundan sonraki yolumuz düz ama dağcıları bıktıran bitmek bilmeyen bir şekilde devam etti.dağ evine geldiğimizde ezan seslerini duyduğumuzda akşam olduğunu anladık.bir faaliyette bu şekilde yorgun bitkin Aladağların zor şartlarına şahit olarak vede herkesin mutlu olduğu bir şekilde tamamladık.demekki neymiş...İYİKİİİ GELMİŞİZZZ...İYİKİİİİİ BURDAYIZZZZ...